Turizmde rota değişiyor...

AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Türkiye’nin turizmde turist sayısından ziyade daha yüksek ekonomik değer üretmeye odaklanması gerektiğini söyledi. İspanya’yı Türkiye’nin “hedef rakibi” olarak gösteren Kavaloğlu, Antalya’nın yaklaşık 20 milyon turist seviyesine ulaşabileceğini belirterek büyümenin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Türkiye ve İspanya'nın turizm performansını karşılaştırarak, İspanya'nın Türkiye açısından hedef rakip konumunda olduğunu söyledi. İspanya'nın yüksek turizm geliri, kişi başı harcama ve kaynak pazar çeşitliliğiyle öne çıktığını belirten Kavaloğlu, Serhat Ural imzalı haberde, Türkiye'nin ise güçlü konaklama altyapısı, hizmet kalitesi ve resort turizmindeki deneyimiyle önemli bir rekabet avantajına sahip olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin turizmde İspanya ile rekabet edebilmesi için yalnızca turist sayısına odaklanmaması gerektiğini işaret eden Kavaloğlu, turizm gelirinin ve kişi başı harcamanın artırılmasının önemine dikkat çekti.

İspanya'nın uzun yıllara yayılan destinasyon planlamasıyla turizmi şehir yaşamı, kültürel miras, ulaşım ve yaratıcı endüstrilerle bütünleştirdiğini aktaran Kavaloğlu, “İspanya neden bizim hedef rakibimiz? Gayet belli. Ulaşmamız gereken bir gelir seviyesi var. İspanya yaklaşık 126 milyar dolarlık turizm gelirini uzun yıllardır elde eden bir ülke.

Böyle bir doygunluğa ulaşmış turizm ekonomisinden bahsediyoruz. Darısı başımıza. Ama bunun için çalışmamız gerekiyor. İspanya'da kişi başı turizm harcamasının bin 400 doların üzerinde, Türkiye'de ise yaklaşık 1000 dolar seviyesinde. Bizim artık turizmde sadece daha fazla insan ağırlamayı değil, daha fazla ekonomik değer üretmeyi hedeflememiz gerekiyor” diye konuştu.

Antalya'nın geçen yıl yaklaşık 17 milyon yabancı ziyaretçi ağırladığını ve buna 7-7,5 milyon civarında yerli turistin eklendiğini belirten Kavaloğlu, kentin mevcut yatak kapasitesiyle orta vadede ulaşabileceği seviyenin yaklaşık 20 milyon turist olduğunu söyledi.

Kavaloğlu, “Ben mevcut yatak kapasitesiyle, turizmi çeşitlendirdiğimizde orta vadede maksimum 20 milyon seviyesine ulaşılabilecek bir Antalya potansiyeli görüyorum. Bu rakamın üzerine çok kolay çıkabileceğimizi düşünmüyorum. Çünkü yüksek sezonda ağırlayabileceğimiz misafir sayısı belli. Dolayısıyla bundan sonraki büyümeyi sezonu çeşitlendirerek sağlamamız gerekiyor” dedi.

Türkiye'nin turizmde en önemli sorunlarından birinin mevsimsellik olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde turist sayısının artırılması gerektiğine dikkat çekti.

“İspanya'nın Hatalarını Tekrarlamamalıyız”

İspanya'nın turizmde önemli bir başarı yakaladığını ancak bugün aşırı turizm, konut fiyatlarındaki baskı, kısa dönemli kiralamalar ve yerel halkın tepkileri gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren kavaloğlu, “Türkiye'nin aynı sorunları yaşamadan sürdürülebilir bir model oluşturması gerekiyor. Akıllı turizmciler ve akıllı bireyler olarak rakiplerimizin düştüğü hatalara düşmemeliyiz. Aşırı turizm problemi İspanya'da bugün önemli bir sorun. Biz yakın geleceğimiz için buna elverişli olmayan, sürdürülebilir bir sistem kurgulamak zorundayız” diye konuştu.

Türkiye'nin kaynak pazarlarını çeşitlendirmesi gerektiğini de vurgulayan Kavaloğlu, Rusya ve Almanya'ya yüksek oranda bağımlı bir yapının risk taşıdığını belirterek, “Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bizi nasıl ekonomik anlamda, Almanya'yla ilgili siyasi krizlerin bizi nasıl etkilediğini yıllardır yaşıyoruz. Kaynak pazarları çeşitlendirmek her zaman tercih edilmesi gereken bir sistem” dedi.

Kavaloğlu, Türkiye'nin uzun vadede 100 milyon turist hedefine ulaşabileceğini ancak bu büyümenin farklı bölgelerin turizme kazandırılması ve mevcut destinasyonların sürdürülebilir şekilde yönetilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.

Kavaloğlu, turizm sektörünün geleceğinde erişilebilir turizmin de önemli bir yer tutacağını belirterek, yaşlanan dünya nüfusu, engelli bireylerin haklarına yönelik farkındalığın artması ve dijital teknolojilerdeki gelişmelerin bu alanı büyüttüğünü söyledi.

Erişilebilir turizmin artık niş bir pazar olmaktan çıktığını kaydeden Kavaloğlu, bu alanın destinasyonlar açısından hem sosyal kapsayıcılık hem de yüksek ekonomik değer üretme kapasitesi nedeniyle uzun vadeli bir büyüme alanı olduğunu vurguladı. 

 

Kategoriler
    Güncel Yazılar