web tasarım programlama web master

 

 

 

TURİZMDE SON NOKTA
ATID BAŞKANI
TUROFED GENEL SEKRETERİ
BARACUDA TUR CEO
KOREOGRAF
ANKARA
YAZAR
GURME
AKADEMİSYEN / GAZİ ÜNİV.
MARMARA FM GNL. MD.
TTYB GROUP HOLDING BŞK
DANIŞMAN
TURİZM YAZARI
GENÇ BAKIŞ
SİTE İÇİ ARAMA
E-POSTA ÜYELİĞİ
VİDEOLAR
İrem Sayın
iletisim@turizmdesonnokta.com
Tasos Adası

Yunan adalarının en kuzeyinde bulunan, Türkiye’den kara yoluyla gidilmesi en kolay olan ve dağların içinde kar beyazlığında mermerlerle dolu bir ada Tasos adası. Bu, Tasos’a ikinci gezimizdi.

 

 

İlkini geçen sene yapmıştık ve çok memnun kalmıştık. Dediğim gibi ulaşım çok kolay sadece vizeniz ve araba için triptiğinizin olması yeterli. İstanbul’dan arabayla çıkıp Tekirdağ, Keşan ve İpsala gümrük kapısı, Yunan sınırlarına girince de Alexandropolis (Dedeağaç), Komotini (Gümülcine), Xanthi (İskeçe) ve Keramoti…

 

Aliki Beach

 

Tüm yolculuk gümrükte bekleme, molalar dahil 6 saat sürdü. Adaya geçiş hem Keramoti’den, hem biraz ilerisindeki Kavala’dan mümkün. Ama Kavala’dan daha uzun bir yolculuk size bekliyor. Kavala, harika bir kıyı kasabası. Osmanlı’ya ait bir çok yapı var. Cami, okul, hatta sokakların ismi bile Türkçe. Mehmet Ali Sokağı gibi. Hatta Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın bir heykeli bile mevcut. Osmanlı’dan kalan devasa bir su kemeri de… Yolunuz oraya düşmüşken, bence Kavala’ya da bir uğrayın derim.

 

Mehmet Ali Paşa Heykeli

Keramoti’den adaya vapur sadece yarım saat; vapur sizi merkezde bırakıyor. Bizim kaldığımız Glyfada isimli otel merkeze 5 dakika uzaklıkta. Çok lüks olmasa da, zamanımızı otelde değil de gezerek geçireceğimiz için hiçbir sorun teşkil etmiyor. Otel denize sıfır ve harika bir denizi var. Kendine ait bir koy da bulunuyor. Sadece geceleri uyumaya ve kahvaltıya gidiyorsunuz. Yunanlılar kahvaltı olarak sadece kahve içtiklerinden dolayı, onlarda öyle bir mevhum yok fakat, otelin sahibi Giorgo (Yorgo) çok iyi Türkçe biliyor ve sizin için özel kahvaltı hazırlıyor. Bunu ondan isteyebilirsiniz. Biz otele yerleştiğimiz gibi hemen adayı tekrar keşfetmek için yola çıktık adanın o mükemmel mavi denizinde yorgunluğumuzu atmaya…

 

Marble Beach

İlk önce Aliki isimli harika bir koya gittik. Hani internette havuz gibi berrak sular vardır ya, hani gemiler havada gibi durur. İşte onu canlı gözlerle görme imkânı tanıyor o koy size… İnanılmaz güzellikte bir yer, deniz kıyısı da kafelerle dolu, garsonları çok cana yakın, yemekleri çok lezzetli. Tüm günümüzü orda geçirdik. Ertesi gün eskiden hiç bilinmeyen ve gidilmesi çok zor olan bir kumsala gittik: Marble(mermer) Beach…

 

Panagia Köyü


Gidiş yolu asfalt değil ve kamyonlar kumsalın arkasında, gözükmeyen bir tarafından tonlarca mermer taşıyor. Hatta bazen yük gemileri de yanaşıp mermer yüklüyorlar. Bu kumsalın özelliği, yerde kum yerine mermer olması ve bu mermer de denizi masmavi gösteriyor. Geçen sene pek bilinmemesine rağmen, bu sene çok kalabalıktı. Özellikle Sırp, Bulgar ve Romen çok fazla vardı. Bu kumsalın da bir restoranı var, fakat menüsü pek geniş değil; sadece sandviç ve salata var ayrıca her türlü içecek ve içki.

 

Aliki Restorandan Görüntü


Bu kumsaldan ayrıldık ve adanın köylerini gezmeye başladık. İlk gittiğimiz yer Panagia çok sevimli küçük turistik bir yerleşim. Her türlü hediyelik eşya bulmak mümkün. Oraya gitmişken tepedeki Kilise’ye çıkıp bir mum yakmanızı tavsiye ederim. Dönüşte de oyukları kalp şeklinde olan ağaçları sorup, mini şelalede fotoğraf çekilip, daracık su yolundan geçmenizi öneririm. Ayrıca bu köyü gezdikçe çeşitli çok hoş dekore edilmiş evler de görmek mümkün. Siz bırakın kendinizi, köy size kendini tanıtsın, sokaklarında kaybolun...

 

Masabuka Yemek Menüsü

 

Akşama doğru şehir merkezine gittik, çok güzel dükkanlar, dondurmacılar, çok hoş restoranlar, takıcılar, ressamlar, dövmeciler aklınıza gelebilecek her türlü eğlence uzun bir yol üzerinde sizi bekliyor olacak... O yolu kaç kere boydan yürüdük hatırlamıyorum bile...

 

Marble Beach 

 

Size kesinlikle tavsiyem (biz iki yıldır neredeyse her akşam orada yemek yedik) Masabuka adlı restoranda yemek yemeniz. Beni bu kadar etkileyen bir restoran az olmuştur herhalde. Mekân çok küçük, masalar dışarıda ama, sıra da bir o kadar büyük, bir saat beklediğimiz olmuştur. Çalışanlar ve sahibi çok mütevazı. Biz ilk geldiğimizde bilmiyorduk nasıl bir yer olduğunu oturduk ve siparişi verdik. İlginç olan şuydu: Herkese ayrı tabak gelmiyordu ve herkes yiyeceğini birleştirip söylüyordu. Ortaya kocaman bir tepsi geliyordu; tabak da yoktu kâğıtlar vardı. Ben böyle lezzetli et ve tavuk hatırlamıyorum... Ayrıca merkezdeki diğer restoranların da kendine özgü güzellikleri var. Ara sokaklarda geziye çıkarak siz de farklı yerler keşfedebilirsiniz. (kızarmış feta peynirini de tavsiye ediyorum. “Grilled feta” adanın her restoranında bulunur. Alüminyum içinde pişen domatesli biberli soslu beyaz feta peyniri)

 

Aliki Beach 

 

Ertesi gün adanın etrafında tam bir tur attık; iki saatten biraz fazla sürdü. Ama istediğiniz yerde durup, denize girip, gezip alışveriş yapabilirsiniz. Ayrıca antik harabelere ilgiliyseniz adanın her tarafında bulmak mümkün. Bir de Golden Beach adında ünlü bir plaj var. Turistik ve çok büyük. Biz orayı pek tercih etmedik fakat, belki sizin ilginiz çekebilir fotoğraf çekmeye değecek bir yer...

 

Panagiadaki Kalpli Ağaç

 

Aliki Beach

 



Golden Beach

 


Panagia Köyü

 



Harabeler

 

 Panagiada Bir Kafe

 

 Glyfada Hotel Thassos: http://www.glyfada-thassos.com/index_en.html

 

 

Okunma Sayısı: 26735
Yorumlar
Nahide Duysak
canım seni candan tebrik ediyorum bize yunanistanin güzel yerlerini tanıttın teşekkürler
Yorum Yaz
Ad Soyad
E-posta
Yorum

Şehr-i Türkiye | Spa & Wellnes | Golf Turizmi | Kalkınma Ofisi | Turizm Rehberi | Künye | İletişim
© Copyright - Her hakkı turizmdesonnokta.com’a aittir.
Tasarım&Yazılım: Grafiker